8.01.2008

Malta Kuşatması ( 1565 )

Malta Kuşatması ( 1565 )

Mısır, Cezayir ve Trablusgarp Osmanlıların eline geçmişti. Malta Adası bu bölgelere ulaşan deniz yollarının üzerinde bulunuyordu. "Hristiyanlığın Akdeniz'deki kalesi" olan Malta Adası'ndaki şövalyeler, Türk gemilerine saldırıyor, Akdeniz'deki Türk egemenliğine gölge düşülüyorlardı .Piyale Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, 1565 yılında adayı kuşa Turgut Reis de bu kuşatmaya katılmıştı. Çarpışmalar sırasında Turgut Reisin şehit düşmesi üzerine satma kaldırılarak İstanbul'a geri dönüldü.

7.01.2008

Preveze Deniz Zaferi (1538)

Preveze Deniz Zaferi (1538)


Osmanlı Devleti Akdeniz'deki üstünlüğünü pekiştirmek düşüncesindeydi. Bu amaçla Osmanlı aleyhine Akdeniz'de Avusturya, Venedik, Malta, İspanya ve Portekiz tarafından oluşturulan, Haçlı donanmasını yok etmek istiyordu. Kaptan-ı Derya Hayrettin Paşa amaçla donanma ile Akdeniz'e açıldı ve Tunus'u aldı. Tunus'un alınması üzerine, Tunus Hükümdarı Alman İmparatoru Şarlken'den yardım istedi. Şarlken'in hazırlattığı Andrea Dorya komutasındaki ( donanma Tunus'u geri alarak, Orta Akdeniz için egemenlik mücadelesini başlatmış oldu.
1538 yılında iki tarafın donanması Mora'nın kuzeyindeki Preveze Körfezi'nde karşılaştı. Osmanlı donanması kendisinden sayıca üstün olan Haçlı donanmasına karşı büyük bir zafer kazandı, zaferin yıl dönümleri günümüzde "Donanma Günü" olarak kutlanmaktadır (28 Eylül 1538). Savaş sonunda Venedik ile antlaşma yapıldı. Mora ve Dalmaçya kıyılarındaki kalelerle, Barbaros'un aldığı diğer yerler Osmanlı Devleti'ne bırakıldı. Böylece Akdeniz'de üstünlük tamamen Osmanlı Devleti' geçti.
Preveze Zaferi'nden sonra Kanunî, Almanya ile savaşan Fransa kralının yardım isteği üzeri Osmanlı donanmasını Fransa'ya yardıma gönderdi. Kanunî, Osmanlıya karşı zaman zaman Avrupa devletlerinin tarafım tutarak ikiyüzlü hareket eden Fransuva'ya, dış siyaseti gereği yine yardım etti. Osmanlı donanması, Fransa donanması ile birleşerek Şarlken'e ait Nice (Nis)'i kuşatarak ele geçirdi (1543). Ancak, Fransa donanmasının bu kuşatma sırasında ciddi bir hazırlığının olmadığını gören Barbaros, Fransa donanmasından ayrılarak geri döndü. Yine de Fransa, Osmanlı Devleti'nden aldığı yardım sayesinde, Almanya ile bir antlaşma imzaladı. Hayrettin Paşa, 1546 yılında 80 yaşında öldü. Türbesi, İstanbul'da, Beşiktaş semtindedir.

4.01.2008

Trablusgarp'ın Alınması (1551)

Trablusgarp'ın Alınması (1551)

Barbaros Hayrettin Paşa'nm yetiştirdiği ve onun takipçileri olan Turgut Reis, Salih Reis, Piyale Paşa gibi ünlü denizciler fetihleri sürdürdü. Böylece, Hayrettin Paşa'nın ölümünden sonra da Türk denizciliği gelişmeye devam etti. Kutsal Roma Germen İmparatoru Şarlken, Müslümanlardan aldığı Trablusgarp'a Sen Jan Şövalyeleri'ni yerleştirmişti. Kanunî Akdeniz'deki hakimiyetini güçlendirmeyi ve Trablusgarp'ın Osmanlı topraklarına katılmasını istiyordu. 1551 yılında Turgut Reis komutasındaki Osmanlı donanması, Sen Jan Şövalyeleri'nin elindeki Trablusgarp'ı aldı. Turgut Reis buraya beylerbeyi olarak atandı.

2.01.2008

Cerbe Savaşı ( 1560 )

Cerbe Savaşı

Andrea Dorya komutasında Venedik, Avusturya, İspanya, Portekiz ve Malta kuvvetlerinden oluşan Haçlı donanması, Osmanlı donanmasının Akdeniz'deki üstünlüğüne son vermek ve Türkleri Kuzey Afrika'dan atmak amacıyla Cerbe Adası önlerine geldi. Burada yapılan savaşta Turgut Reis komutasındaki Osmanlı donanması Haçlıları büyük bir bozguna uğrattı.
Cerbe Savaşı, Preveze Savaşı'ndan sonra kazanılan ikinci büyük deniz zaferi oldu. Bu zaferden sonra, Batı Akdeniz'de ve Kuzey Afrika'da Türk üstünlüğü pekişti.


1.01.2008

Rusya’nın Osmanlı Politikası

Rusya’nın Osmanlı Politikası

Çar 1. Petro, Rusya'nın bir dünya devleti olabilmesi için denizlere ulaşması gerektiği idealindeydi. Bu idealini gerçekleştirirken de Osmanlı Devleti ile emellerini açığa çıkarmıştı. Rusya, sıcak denizlere inerek batı ile yarışabilecek güce ulaşmasının yolunun Osmanlı topraklarından geçtiğini biliyordu. Bu nedenle de 17. yüzyıldan sonra Osmanlı Devleti ile sürekli bir mücadeleye girişmişti.
Rusya, Osmanlı toprakları üzerinden sıcak denizlere ulaşabilmek için başlangıçtan 20. yüzyıla kadar üç ayrı siyaset uyguladı.
Birincisi; İstanbul'u alarak Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmak ve boğazlarda geçerek Akdeniz'e inmek (akrabalık ve mezhep birliğine dayanarak Bizans tahtında hak iddia ediyor)
İkincisi; Balkan milletlerini Panslavizm propagandası yolu ile kışkırtarak bu bölgede egemen olmak ve bu yoldan Akdeniz'e ulaşmak,
Üçüncüsü; Balkanlar ve boğazlardan sıcak denizlere ulaşamayacağını anladığında, oluşturduğu Ermeni politikasıdır. Ermenileri Osmanlı aleyhine kışkırtarak, Anadolu'nun Doğu ve Güney doğusunda kendine bağlı bir Ermenistan Devleti'nin kuruluşunu sağlamak ve bu yoldan Akdenize inmek.
Bir kara devleti olan Rusya'nın sömürge yarışma katılabilmesi sıcak denizlere çıkması ile mümkündü. Yukarıda belirtildiği üzere Rusya'yı Akdeniz'e ulaştıracak yollar Osmanlı topraklarından geçiyordu. Bu yollara sahip olmak isteyen Rusya, Osmanlı Devleti'ni parçalamak için Fransız İhtilal etkisi ile gelişen özgürlük ve milliyetçilik akımından yararlandı. Osmanlı sınırları içinde yaşayan ulusları Panslavizm politikasını uygulayarak isyana teşvik etti. Rusya önce Sırpları sonra Yunanlıları kışkırtarak Balkan uluslarını Osmanlıdan ayırdı. Fakat bağımsız olan Balkan devletleri Rusya'nın bu gelişme üzerinden sıcak denizlere inmesine izin vermediler. Rusya sıcak denizlere inme uğruna Osmanlı Devleti'ni parçalamış, ancak parçaları yutamamıştı.
İdeallerinden vazgeçmeyen Rusya, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kafkaslar ve Doğu Anadolu üzerinden Akdeniz'e ulaşmak için Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenileri kışkırttı başladı. Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni kiliselerinin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başladı. Ermeniler ilk kez 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı'nda Osmanlı Devleti'ne isyan ettiler. Rusya kışkırtmaları ile başlayan Ermeni sorunu, İngiltere ve Fransa'nın da desteklemesi ile gelişti. Osmanlı Devleti'ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşmak isteyen Rusya ve Avrupa devletleri, Ermenileri Birinci Dünya Savaşı sırasında da isyana teşvik ederek Anadolu'da işgalleri kolaylaştırmaya çalıştılar.


Fransa’nın Osmanlı Politikası

Fransa’nın Osmanlı Politikası

Osmanlı Devleti ihtiyaç duyduğu her zaman Fransa'nın yi da yer almış ve Avrupa siyasetinde etkin rol oynamasını sağlamıştı.
Fransa ise çoğu zaman Osmanlı Devleti'ne karşı ikiyüzlü bir siyaset izleyerek, dost görüm çalışmış, ancak gerçek yüzünü Mısır'ı işgale kalkışmasıyla göstermişti. Bundan sonra Osmanlı Devleti'ne karşı oluşan gruplar içinde yer aldı. Hatta Napolyon Bonapart Osmanlı Devleti'ni Ruslara karşı kışkırtıp 1806 savaşının çıkışma neden olduğu halde savaşın sonunda Rus çarı ile Tilsit Antlaşmasını yaptı. Bu antlaşma ile Fransa ve Rusya, Osmanlı topraklarını paylaşma konularını görüşl Sömürgecilik faaliyetleri sırasında Mısır'da istediğini elde edemeyen Fransa daha sonra, Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki diğer topraklarına yöneldi. 1830'da Cezayir'i, 1881'de Tunus'u sonra da Fas'ı ele geçirerek buralarda sömürgeler oluşturdu. Fransa, Ermenilerin isyanı sırasında Rusya'ya karşı İngiltere'nin Ermeni politikasını destekledi. Fransa, Rusya'nın Kafkaslar ve Doğu Anadolu'daki Ermenileri kullanarak Akdeniz'e inmesini, Akdeniz ticaretindeki payı azalacağı için kabul etmedi. Tıpkı İngiltere gibi, Fransa da Birinci Dünya Savaşı'nda Anadolu topraklarını işgal etti. Kilikya bölgesindeki Ermenileri silahlandırarak millî mücadeleyi engellemeye çalıştı.

30.12.2007

Kırım'ın Osmanlılara Bağlanması ( 1475 )

Kırım'ın Osmanlılara Bağlanması



Karadeniz ticaret yollarının denetim altına alınabilmesi için Karadeniz'de kıyısı olan toprakların Osmanlı hakimiyetine katılması gerekliydi. Bu amaçla ; Osmanlı Devleti, önce Kerç ve Sudak limanlarını aldı. Daha sonra Cenevizlilerden Kefe Limanı'nı alarak onları teslim olmak zorunda bıraktı. Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması Kırım'ı alarak Osmanlıya bağlı bir hanlık haline getirdi (1475 ). Böylece;

* Karadeniz bir Türk gölü haline geldi.
* İpek Yolu'nun Karadeniz'in kuzeyine giden kolu denetim altına alındı.
* Kırım'ın alınmasıyla Lehistan üzerine doğrudan yapılacak seferlerde üs kazanıldı.

28.12.2007

2. Murat Donemi (1421 - 1451 )

2. Murat Dönemi





2. Murat tahta çıktıktan sonra Bizans İmparatoru hükümdarlığını kutlamakla beraber, bazı isteklerde bulundu.Bizans'ın isteği 2. Murat 'ın iki erkek kardeşinin rehine olarak İstanbul'a göndermesiydi.Aksi takdirde Mustafa Çelebi'yi bırakacağını açıkladı. 2. Murat bu istekleri kabul etmemesi üzerine Bizans Limni adasındaki Mustafa Çelebi ile Aydınoğlu Cüneyt Bey serbest bırakıldı.

27.12.2007

istanbul'un Fethi ( 29 Mayıs 1453 )

İstanbul'un Fethi ( 1453 )

1451 Yılında 2. Murat'ın ölümüyle tahta geçen oğlu 2. Mehmet, Bizans'ı Osmanli Devletinin Rumeli'de ilerlemesine ve büyümesine engel görüyordu. Bu engeli ortadan kaldırmak için İstanbul'un alınması gerekiyordu.

Ayrıca İstanbul'un fethini gerekli kılan bazı nedenler vardı,bunlar:

*Bizans'ın Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devletine karşı kışkırtarak Anadolu'daki Türk siyasi birliğini bozmaya çalışması,

*Bizans'ın Osmanlı Şehzadelerini kışkırtarak Osmanlı Devletin'de taht kavgalarına neden olması,

*Anadolu ve Rumen toprakları arasındaki bağlantının sağlanabilmesi için İstanbul'un alınması,

*Bizans'ın Avrupa - Hristiyan dünyasını kışkırtıp, Haçlı seferlerine zemin hazırlaması,

*Bölge ticaret yollarının ve kazançlarının ele geçrilmesi için İstanbul'un fethi gerekiyordu.

2. Mehmet bu nedenlerle İstanbul'un fethi için hazırlıklara başladı. Önce Karamanoğulları ile anlaşarak Anadolu'daki güvenliği sağladı.Anadolu Hisarı'nın karşısındaki Rumeli Hisarını ( Boğazkesen ) yaptırdı. Böylece Bizans'a karadenizden gelecek yardımları engelleyebileceği gibi Anadolu'dan Rumeliye geçebilecekti.

Bundan sonraki hazırlıklar; büyük çaplı topların döktürülmesi,Edirne'de ordunun hazırlanması , Balkanlar'dan gelecek yardımın engellenmesi için gerekli önlemlerin alınması olmuştur.

Bu hazırlıklardan sonra, Osmanlı ordusu 6 Nisan 1453 Tarihinde İstanbul'u kuşattı. 18 Nisan'a kadar top ateşi ile surlar yıkılmaya çalışıldı. 20 Nisan'da denizlerde mücadele başladı. Ancak Haliç'in ağzının zincirlerle kapatılmış olması nedeniyle Osmanlı donanması Haliç'e giremedi. Oysa Bizans'a yardıma gelen Venedik , Papalık ve Ceneviz gemileri Osmanlı Donanmasını yararak haliç'e girmişti. 2. Mehmet, tüm bu gelişmeler üzerine 22 Nisan gecesi gemileri , yağlı kazıklar üzerinden karadan ( kasımpaşa sırtlarından ) Haliç'e indiritti.







Karadan ve denizden saldırıya geçen Osmanli kuvvetleri , 54 gün sonra 24 Mayıs 1453'te İstanbul'a girerek , şehri teslim aldı. Şehre hiç dokunulmadığı gibi şehirden kaçanların dönmesine de izin verildi.

İstanbul Fethinin Türk Tarihi Açısından Önemi

* İstanbul'un fethi ile Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki Bizans'ın yarattığı tehlike ortadan kalktı.

* İstanbul'un alınması ile Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan ticaret yolları ele geçirildi.

* İstanbul, Osmanlı Devletinin başkenti yapıldı , ve 2. Mehmet "Fatih" ünvanını aldı.

* Osmanli Devleti'nin yükselme dönemi başladı.

İstanbul'un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Önemi

* İstanbul'un fethi sırasında kullanılan büyük topların en güçlü surları bile yıkabileceği görülmüştü. Bu denli güçlü topların yapılması , Avrupa'daki "derebeylik" lerin yıkılmasına ve merkezi krallıkların güçlenmesine neden oldu.

* İstanbul'un fethiyle Orta Asya'dan Karadeniz'e ulaşan İpek Yolu'nun önemli bir bölümünün Osmanli Devletinin eline geçmesi , Avrupalıları yeni ticaret yolları arayışına yöneltti. Bu olay coğrafı keşiflerin nedenlerinden birini oluşturdu.

* İstanbul'un Fethi Orta Çağın sonu , Yeni Çağın başlangıcı olmuştur.

* İstanbul'un fethinden sonra İtalya'ya giden bilim adamları oradaki eski Yunan ve Roma eserlerini inceleyerek, Rönesans'ın başlmasına katkıda bulundular.

26.12.2007

Trabzon imparatorlugu'nun Alinmasi

Trabzon İmparatorluğu'nun Alınması


Trabzon İmparatorluğu , Osmanli Devleti'ne vermesi gereken yıllık vergiyi vermiyordu. Akkoyunlular ile işbirliği yapıyor ve Osmanlılara karşı ittifaklarda yer alıyordu.

Bu gelişmeler üzerine Osmanlı Donanması , Karadeniz'e açıldı ve Cenevizlilerden Amasra alındı(1459). Donanma Trabzon'a yöneldi. Karadan da Fatih Sultan Mehmet sefere çıkmıştı; Trabzon hem karadan, hem denizden kuşatıldı. Trabzon İmparatoru 1461 yılında şehri Fatih Sultan Mehmet'e teslim etti.

24.12.2007

Akkoyunlu Devleti ile İliskiler ve Otlukbeli Savasi ( 1473 )

Akkoyunlu Devleti ile İlişkiler ve Otlukbeli Savaşı

Akkoyunlu hükümdari Uzun Hasan, Karakoyunluları ortadan kaldırarak, Osmanli Devleti'nin doğudaki en güçlü hükümdarı haline gelmişti. Uzun Hasan , Osmanlıların büyümesinden endişe duyuyor, Osmanli Devletine karşı oluşan ittifaklarda yer alıyordu.

Bu sebeple 1473 yılında sefere çıkan Fatih, Akkoyunlu ordusu ile Otlukbeli'nde karşılaştı.Yapılan savaşı Osmanli Devleti kazandı ve doğu Anadoluda güvenliği sağladı. Bu savaştan sonra Akkoyunlu devleti zayıflamaya başladı.1502 yılında Safevi Devleti tarafından ortadan kaldırıldı.

22.12.2007

Mora'nın Alınması ( 1460 )

Mora despotları burayı Osmanli Devletine'ne karşı yapılan saldırılarda üs olarak kullanıyordu. Ayrıca Mora Halkı ,Rum despotlarının baskılarına karşı Fatih'ten yardım istedi.Yapılan sefer sonunda;Modon,Koron ve Navarin limanları dışında,Mora Yarım adasıda da Osmanlının eline geçti

21.12.2007

Sirbistan Seferi ( 1454 - 1459 )

Sırbistan Seferi

Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı aleyhine ittifaklara katılan Sırbistan üzerine 1454 - 1459 yılları arasında seferler düzenledi.b Bu seferler sonunda Belgrad hariç tüm Sırbistan fethedildi.